Korona - koronavirüs ya da covid-19

Siz ne demeyi tercih edersiniz bilemiyorum ama pek bi lanet bişey olduğu kesin. Teknolojinin uçtuğu bu zamanda insanları iyi bir salladı. Derler ya "maddi-manevi". Tam da öyle bir durum. 

Birbirimizi anlamayı bıraktığımız son yıllarda belki de uyanmak için böyle bir felaket gerekiyordu ama ya hiç suçu olmayanlar. Karışık duygular - düşünceler içindeyiz.

"Doğmamış çocuğuna cinsiyeti ne partisinden / balona sakladım patlat öğren - giysi dolabında 50 tane mont - 150 tane ayakkabı olan youtuber lara - gelinlikle poz veren erkeklerden - yenilen hiç bir yemeğin beğenilmediği yarışmalara - evlenmek için televizyonda programların yapıldığı günlerden - en son telefonu olmayanın küçümsendiği arkadaşlıklara"


Okadar uzar ki bu liste ben bile yazarken şaşırdım aklıma gelenlere.

Hani bir hikaye vardır:

Osmanlı zamanında sabah bakkalı ile çırağı dükkanı açmış müşteri beklemişler. Müşteri gelmiş. "Yumurta - tereyağ" istemiş. Bakkal "yumurta var ama tereyağ kalmadı. karşıdaki komşum satıyor" demiş. Müşteri gidince çırak sormuş "ustam tereyağımız vardı niye yok dedin. Bakkal  cevap vermiş:   """ Biz siftah yaptık ama komşumuz daha yapmadı. """


Pek çok şeyi unuttuk. Kabul edelim. Şimdilerde sadece sahilde oturup nefes almanın bile nasıl bir zenginlik olduğunu anlama zamanı. Hayal eder miydiniz "karantina" kelimesinin günlük rutinimizde olacağını? Hani "ben özgürüm yaparım ederim" dediğimiz hayatlarımızda aklımıza gelir miydi? Bu zamanları "düşünmek - olgunlaşmak - hayatın / ailenin nasıl değerli olduğunu (unutanlar için) hatırlama zamanı.


Peki tedbirler?

Çin de ortaya çıktığı düşünülen ve hakkında pek çok senaryolar olan korona için "bence dünyadaki en iyi tedbirleri alan" ülkeyiz. Tabi ki  eksikler vardır. Kimin eksiği yok ki bu hayatta. Önemli olan elbirliği ile destek olmak. Siyasi düşünmek değil - insani düşünmek zamanı. 


Tek sorunumuz var:

Hala durumun ciddiyetini - sosyal mesafeyi - kendisini / ailesini korumanın farkında olamayanlar.





Dün hava güzeldi. Bazı çocuklar dışarıya çıktılar ve bizimkileri çağırdılar. Dedim ki "Gelemezler ve virüs var. Bence sizde evinize gidin." Güldüler. Oynamaya devam ettiler.

Bizler sıkılıyoruz çocukların sıkılmaması mümkün mü? Bazen evde isyanlar - kavgalar çıkıyor. Dışarı çıkmak - oynamak - biyerlere gitmek istiyorlar ki biz de istiyoruz. Ama olmaz - olamaz. Bekleyeceğiz. 

Evde çocuklara hiç haber izletmem ama bazı "izlenebilecek görüntülerde" durumu daha iyi kavrasınlar diye "hem anlatarak hem izleterek" durumu anlatıyorum.

İlk örneğim "sağlık çalışanlarının durumu" oluyor. Evlerine gidemediklerinden - saatlerce aralıksız çalışmalarına kadar "onları ürkütmeden" durumu ara ara anlatıyorum. 


Hazırlanan ve görsellerle videolarla desteklenen 14 kurala uymak bize hayat verecek.





Allah, sağlık çalışanlarımıza - tüm emniyet mensuplarımıza ve tüm dünyaya güç versin bu görünmez düşmanı en kısa süre de yenelim.

#evdekal sağlıkla kal.

Sağlıkla kalın
Çiğdem
nam-ı diğer soran anne



Axact

Soran Anne

"Sormak, bilmemekten iyidir" diyen annelerin "tecrübelerini" paylaştığı adres:

Yorum Yap:

0 yorum:

kocaman teşekkürler :)