GÜNCEL

Anne-Baba

Bebek-Çocuk

Eğitim

Sağlık

anne, bebek, çocuk, baba, blogger, yemek, uyku, tuvalet, diyet, makyaj, güzellik, sosyal sorumluluk, oyun, oyuncak, teknoloji, sağlık, eğitim
112 hepimizin bilmesi gereken ama inşallah hiç ihtiyaç duymayacağımız "acil durum" telefon numarasıdır. Hani yabancı filmlerde 911 duyarız ya; işte onun bizim versiyonu :)

Normal telefon hattından ya da cep telefonundan arayabilirsiniz.

  • Kaza durumunda
  • Aniden hastalanmalarda
  • Yangın
  • Ambulans
  • İtfaiye
  • Polis (155 de aranabilir)

gibi ihtiyaçlarda "112'yi aradığınızda, İl Ambulans Servisi Komuta Kontrol Merkezine" ulaşırsınız. 

Telefonda size çeşitli sorular soracaklar:


  • Ne oldu ?
  • Nerede oldu ?


gibi. İşte esas "sakin ve dikkatli olmamız gereken anlar" burada başlıyor.







112 Acil Servis’in aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?

ð Sakin olunmalı ya da sakin olan bir kişinin araması sağlanmalı,

ð 112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmeli,

ð Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin ya da çok bilinen bir yerin adı verilmeli,

ð Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmeli,

ð Hastanın/yaralının adı ve olayın tanımı yapılmalı,

ð Hasta/yaralı sayısı ve durumu bildirilmeli,

ð Eğer herhangi bir ilkyardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım sağlandığı belirtilmeli,

ð 112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon kapatılmamalıdır.



"İlkyardım" hakkında sorularınız veya "ev kazaları, bebek-çocuk acil durumları" hakkında sorularınız, "bu da olsun soran anne" dediğiniz her konuyu lütfen yoruma yazın.
Ve unutmadan yazmak da fayda var: İlkyardım, sadece "tıbbi yardıma hazırlıktır, asla tedavi değildir." 

Sağlıklı günler,
Çiğdem



anne, bebek, çocuk, baba, blogger, yemek, uyku, tuvalet, diyet, makyaj, güzellik, sosyal sorumluluk, oyun, oyuncak, teknoloji, sağlık, eğitim
"ilkyardım" yazılarımız da "öpünce geçmeyen uflar" diyen Deniz Karadeniz Sezgün bu hafta ki konumuz:

İlkyardım





TÜİK verilerine göre, çocuklarda ölüm nedenleri göz önüne alınarak hastalıklar incelendiğinde, 2013 ve 2014 yıllarında 1-17 yaş aralığındaki çocuklarda en çok “dışsal yaralanmalar ve zehirlenmeler” nedeniyle ölümler gerçekleşti.
Bebeklerimizin ve çocuklarımızın başına gelebilecek en ufak kaza bile doğal olarak hepimizin kâbusudur. Ne yazık ki, böyle bir durumla karşı karşıyayken çaresiz kalmak, paniğe kapılıp geç tepki vermek ve hatta istemeyerek yanlış bir şeyler yapmak mümkün olabilmektedir.
Ne kadar dikkatli ve bilinçli olsak da çocuklarımızı tüm kazalara karşı koruyabilmemiz oldukça zordur. Fakat kaza durumunda doğru ilkyardım uygulamalarını yapabilirsek ciddi yaralanmaları ve hayati tehlikeleri önleyebilir, çocuğumuzun kolayca iyileşmesine yardımcı olabiliriz. 
Doğru şeyleri yapabilmek yalnızca bunları bilmek ile mümkün olduğuna göre, doğru ilkyardım uygulamalarını önceden biliyor olmak, böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızda kendimizden emin ve çabuk hareket edebilmemizi sağlayacaktır.
İlkyardım, herhangi bir kaza halinde ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar olay yerinde mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamadır. Bu uygulamaları gerçekleştirirken öncelik sırasına göre dört amacı dikkate alırız. 
İlk amacımız, eğer hayati tehlike varsa bunu ortadan kaldırmak olmalıdır. Ardından, amacımız, yaşamsal fonksiyonlarının devamını sağlayarak, durumunun kötüleşmesinin önüne geçen ve iyileşmeyi kolaylaştıran uygulamalar yapmaktır.
Bir kaza ya da hastalık anında hasta ya da yaralıda ilk kontrol etmemiz gereken şey bilinç durumudur. Bebeklerde ayak tabanına hafifçe vurarak, çocuklarda ve yetişkinlerde ise omza hafifçe dokunarak kontrol sağlanır. Eğer hastanın/yaralının bilinci kapalıysa acil yardım servisi aranarak tıbbi yardım istenmelidir. 




Olay yerinde sizin dışınızda biri varsa onu yönlendirin ve hemen 112’yi ya da kendi doktorunuzun bulunduğu veya gitmek istediğiniz özel hastanenin çalıştığı ambulansın acil numarasını aramasını sağlayın. Sağlık ekipleri olay yerine ulaşana kadar yapılması gerekenlerin başında ise solunum yolunu kontrol etmek yer alır. 

Çünkü yaşam için en temel fonksiyonlar solunum ve dolaşımdır. Solunum durduğunda 4-6 dakika sonra beyin hücreleri hasar görmeye başlar ve 10 dakikada beyin ölümü gerçekleşir. Bu süre soğuk ortamlarda biraz uzayabilir.

Bilinç kapanması durumunda, dilin geriye kayması ya da bebeklerde kusmuk, çocuklarda oyuncak, şeker gibi bir yabancı cisim solunum yolunu tıkayabilir. 

Bu nedenle baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde yatırıldıktan sonra ilk önce hastanın/yaralının ağız içine gözle bakılır, eğer yabancı bir cisim var ise bebeklerde serçe parmağı, çocuklarda ve yetişkinlerde işaret parmağı yardımı ile bu cisim çıkarıldıktan sonra hastaya baş geri çene yukarı pozisyonu verilir. 

Burada önemli olan noktalardan biri de ağızdaki yabancı cismi görebiliyorsak almaya çalışmaktır. Aksi takdirde fark etmeden cismi geriye iterek tıkanmanın kaynağı da olabiliriz. Baş geri çene yukarı pozisyonu verirken;

* Bir el alına yerleştirilir,
* Diğer elin iki parmağı çene kemiğinin üzerine yerleştirilir,
* Alından bastırılıp, çeneden kaldırılarak baş geriye doğru itilir,
* Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden kaçınılmalıdır. Hava yolunun açılmasını ve havanın akciğerlere ulaşmasını sağlayan bu pozisyon ile hayat kurtarabiliriz.


Hastalık ya da kaza durumunda yanlış bir ilkyardım uygulaması yapmazsak ya da yapılmasını engellersek bile iyileşmeyi kolaylaştırıp, kötüleşmeyi önleyebiliriz.  

***

Sonraki yazımız "112" yi aradığımızda 
dikkat etmemiz gerekenler. 

"İlkyardım" hakkında sorularınız veya "ev kazaları, bebek-çocuk acil durumları" hakkında sorularınız, "bu da olsun soran anne" dediğiniz her konuyu lütfen yoruma yazın.
Ve unutmadan yazmak da fayda var: İlkyardım, sadece "tıbbi yardıma hazırlıktır, asla tedavi değildir." 

Sağlıklı günler,
Çiğdem



anne, bebek, çocuk, baba, blogger, yemek, uyku, tuvalet, diyet, makyaj, güzellik, sosyal sorumluluk, oyun, oyuncak, teknoloji, sağlık, eğitim
Bugün harika bir haberim var. Artık yepyeni bir yazı dizimiz başlıyor: "ilkyardım" yazılarımız "öpünce geçmeyen uflar" diyen Deniz Karadeniz Sezgün ile her hafta burada olacak. 

Bu hafta ki konumuz "Hayvan Isırmaları"




Özellikle olmasını istediğiniz bir konu varsa lütfen yoruma yazınız. Bundan sonraki konularımız ev kazaları, evler nasıl olmalı, yanıklar, kırık durumları, dışarı da başımıza gelebilecekler, kış ayları, tatillere hazırlıklar gibi başlıklar. 

Allah kazasız belasız günler nasip etsin diyoruz ama dikkati elden bırakmamak lazım ve bilmek - öğrenmek - hazırlıklı olmak da şart.

Deniz ile sizlere güzel sürprizler de hazırlıyoruz. Bu da şimdiden minik bir bilgi olsun.

Deniz'e ulaşmak isterseniz: http://denizkaradeniz.net/ 


HAYVAN ISIRMALARINDA İLKYARDIM

Baharın gelmesiyle güzel havalardan faydalanmak için çocuklarımızla birlikte doğa ve hayvanlarla bir arada olacağımız ortamları daha sık tercih etmeye başlıyoruz. Bu ortamlarda zaman geçirmek hem bizlere hem de çocuklarımıza iyi geliyor olsa da bazı küçük kazalar yaşanabiliyor. 
Kimi zaman bizim dikkatsizliğimiz kimi zaman da hayvanları bizi bir tehdit olarak algılaması bu kazalara yol açabiliyor. Peki bu durumlarla karşı karşıya kaldığımızda hangi ilkyardım uygulamalarını yapmamız gerektiğini biliyor musunuz?

Kedi ve köpek ısırması durumunda yapılması gereken ilkyardım
Tüm kazalarda ve acil durumlarda olduğu gibi öncelikle yaralının bilincinin yerinde olup olmadığı kontrol edilmeli, eğer bilinç kaybı varsa hızlıca 112 acil servis aranmalıdır. Bunu takiben yaralının, solunum, nabız gibi yaşamsal fonksiyonları yönünden değerlendirilmesi gerekir.
Söz konusu olay eğer hafif yaralanmaysa yara 5 dakika süreyle sabun ve soğuk suyla yıkanmalı, yaranın üstü temiz bir bezle kapatılmalıdır. Ciddi yaralanma ve kanama varsa yaraya temiz bir bezle basınç uygulayarak kanama durdurulmalı ve derhal tıbbi yardım istenmelidir. Kuduz ve tetanos aşıları konusunda önlem alınması önemlidir.


Arı sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Genellikle, arı sokması sonucu sadece arının soktuğu bölgede arı zehiri nedeniyle oluşan acı, şişme, kızarıklık, kaşıntı gibi kısa süreli lokal belirtiler gözlenir. Bunlar normal reaksiyonlardır ve basit, lokal yöntemlerle iyileşirler. Ancak eğer arı nefes borusuna yakın bir yerden soktuysa ya da kişi alerjik bir bünyeye sahip ise arı sokması oldukça tehlikeli olabilir. Çünkü arı alerjisi, arı sokması sonucu, bireyde arı zehrine karşı alerjik reaksiyonla ortaya çıkan tehlikeli bir hastalıktır. 
Arı alerjisi söz konusu ise arı sokması sonrası “anafilaksi” adı verilen ciddi bir alerjik reaksiyon gelişir ve bu durumda yaşamsal tehlike oluşabilir. Anafilaksi, deride yaygın olarak kaşıntı, kızarıklık, kabarma, dudaklarda, ağızda, göz çevresinde, el ve ayak üstlerinde şişlik ile nefes darlığı, gırtlak ve boğazda şişme, tıkanma hissi, tansiyon düşmesi, çarpıntı, şuur kaybı, kalp ve solunum durması gibi bulgularla ortaya çıkabilen oldukça ciddi bir vakadır.
Ülkemizde çocuklar arasında arı alerjisi çok yaygın olmamakla birlikte, görülme sıklığı ortalama binde 2-3 kadardır. Anne ve/veya babasında arı alerjisi veya bir başka alerjik hastalık olanlarda görülme sıklığı artmaktadır.
Arı sokması durumunda, arı tarafından sokulan bölge yıkanmalı ve arının iğnesi derinin üzerinde görülüyorsa kesesi patlatılmadan çıkarılmalıdır. Soğuk uygulama yapılmalıdır.Eğer arı ağızdan sokmuşsa ve solunumu güçleştiriyorsa yaralının buz emmesi sağlanmalıdır. Ağız içi sokmalarında ve alerji hikâyesi olanlarda hızlıca tıbbi yardım istenmelidir.

Akrep sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Küçük çocuklarda ya da ba ve boyun ısırılması ile birden fazla ısırılma olması durumlarında akrep sokması daha ağır seyreder.
Pek çok akrep türü olmasına rağmen bunların az bir kısmı zehirlenmeye neden olur.  Ancak her akrep sokması durumuna zehirlenme riski önemsenerek yaklaşılmalıdır.
Sokmanın olduğu bölgede ağrı, ödem, iltihaplanma, kızarma, morarma; tüm vücutta titreme ve karıncalanma, kas krampları görülebilir. İlerleyen dönemde huzursuzluk ve havale bu belirtileri takip edebilir.
Akrep sokması durumunda, sokmanın olduğu bölge hareket ettirilmemeli ve yükseğe kaldırılmamalıdır. Böyle bir durumda yaraya soğuk uygulama yapılmalı ve kan dolaşımını engellemeyecek şekilde bandaj uygulanmalıdır. Zehri emerek tükürmeye çalışmaktan ya da yarayı kurcalamaktan kaçınılmalıdır. Bilinenin aksine bunlar tümüyle yanlış uygulamalardır. Emmeye çalışmak yaralıyı kurtaramayacağı gibi ilkyardım uygulayan kişinin de zehirlenmesine neden olabilir.


Yılan sokmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?
Yılanlar genellikle saldırgan olmadıkları gibi çekingen ve ürkek bile sayılabilirler. Yalnız kendilerine karşı bir tehdit ile karşı karşıya kaldıklarında saldırganlaşabilirler. Yılan sokmasının ciddiyeti vücuda giren zehrin miktarına, yılanın cinsine, sokulan yere, sokulan kişinin yaşına ve diğer hastalıklarına bağlı olarak önem kazanır.
Yılanın soktuğu bölgede yılanın diş izleri belirgin bir şekilde görülür ve bu bölgede şişlik, morluk, etkisi 1-2 hafta sürebilecek iltihaplanma oluşur. Kusma, karın ağrısı, ishal gibi sindirim sistemi bozuklukları, susuzluk hissi, kalpte ritim bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliği gözlenebilir. 
Bunlara ek olarak korkuya bağlı psikolojik etkiler de oluşabilir. Bu durumda hasta sakinleştirilmeli, dinlenmesi sağlanmalı ve yarası su ile yıkanmalıdır. Yaraya yakın bölgede baskı yapabilecek eşyalar (yüzük, bilezik vb.) varsa çıkarılmalıdır. 
Yara baş ve boyunda ise yara çevresine baskı uygulanmalı,kol ve bacaklarda ise yara üstünden dolaşımı engellemeyecek şekilde bandaj uygulanmalıdır. Yara üzerine herhangi bir girişimde bulunulmaksızın (emmek, kurcalamak, amonyak sürmek vb.) soğuk uygulama yapılmalı ve tıbbi yardım istenmelidir.
Deniz canlılarının sokması durumunda ilkyardım nasıl olmalıdır?
Bu tip yaralar, genellikle çok ciddi olmasalar da oldukça ağrılıdırlar. Kızarıklık, şişme, iltihaplanma gibi lokal belirtilerin yanı sıra, sıkıntı hissi, huzursuzluk ve baş ağrısı gibi genel belirtiler de gözlenir.


Böyle durumlarda, yaralı bölge hareket ettirilmemeli, etkilenen bölge kaşınmamalı ve ovulmamalıdır. Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkartılmalıdır. Diğer hayvan ısırıklarından farklı olarak, sıcak uygulama yapılmalıdır. 15-20 dakika süre ile yapılacak olan sıcak uygulama canlının zehrini etkisiz hale getireceğinden ağrıyı azaltır.

   


Bu haftalık bu kadar.
"İlkyardım" hakkında sorularınız veya "ev kazaları, bebek-çocuk acil durumları" hakkında sorularınız, "bu da olsun soran anne" dediğiniz her konuyu lütfen yoruma yazın.
Ve unutmadan yazmak da fayda var: İlkyardım, sadece "tıbbi yardıma hazırlıktır, asla tedavi değildir." 

Sağlıklı günler,
Çiğdem